Kolajende; Balık mı, Sığır mı?


Farklı kaynaklardan elde edilen kolajenler piyasada bulunduğundan dolayı tüketicilerin hangi kolajeni tüketeceğiyle alakalı araştırma yaptıkları bilinmektedir. Bu makalede Sığır kolajeni mi balık kolajeni mi? daha faydalıdır? sorusuna yanıt aramaya çalışacağız. Aslında daha önceki pek çok makalemizde belirttiğimiz üzere kolajen hangi kaynaktan elde ediliyor olursa olsun insan vücudu için ciddi manada faydaları olan bir gıda takviyesidir. Çok eskilerden beri üretilmiyor oluşu, geride kalan son 15 - 20 yılda meydana çıkması nedeniyle dünya üzerinde her geçen gün daha fazla yaygınlaşan bir ürün olarak görülmektedir. Gerçekten herhangi marka üzerinde değil, genel manada kolajen ürünlerinin tamamı standartlara uygun şekilde üretildiği taktirde insanlara önemli yararlar sunmaktadır. Ancak burada biz farklı kaynaklardan elde edilen kolajenlerin özelliklerini ortaya koymak suretiyle bildiklerimizi sizlerle paylaşacağız. Sizler de kendinize uygun gördüğünüz şekilde bu kaynaklardan elde edilen kolajeni satın alabilirsiniz. En son söyleyeceğimizi ilk önce söylemek gerekirse, bizim her iki kolajen türünde de ürünlerimiz bulunduğundan dolayı tüketicilere herhangi bir yönlendirme ya da bir ürüne odaklanmalarını sağlama gibi bir amacımız bulunmamaktadır. Öncelikle aşağıda içindekiler kısmında incelemeyi düşündüğümüz başlıklarla ilgili bilgileri sizlerle paylaşacağız. Devamında ise bu başlıkları kısa kısa anlatıp konuyla alakalı bildiklerimizi ilgili tarafların beğenisine sunmaya çalışacağız. Ürünlerimiz veya burada anlatılanlarla ilgili sorularınız varsa bizimle arzu ettiğiniz iletişim kanalı üzerinden irtibat kurabilirsiniz.


İçindekiler


Sığır Kolajeni Mi Balık Kolajeni Mi? Daha Faydalıdır?....................................... 1


İçindekiler................................................................................................................... 1


1. Moleküler Yapı Açısından Bakış....................................................................... 2


2. Kolajen Tipi İçeriği Açısından Kıyaslama........................................................ 2


3. Doğal Kaynak İçeriği Karşılaştırması............................................................... 3


4. Yararlanım Açısından Değerlendirilmesi.......................................................... 4


5. Koku İçeriği Açısından Karşılaştırma............................................................... 5


6. Antioksidan Özellikler....................................................................................... 5


 

1. Moleküler Yapı Açısından Bakış


Pek çok tüketici için teknik bir konu gibi görünüyor olsa bile moleküler yapı açısından bakış kolajen takviyeleri ile alakalı önemli bir konudur. Açıkçası sizin burada üst düzey biyoloji bilgileri bilmenize gerek bulunmamaktadır. Sizin bilmeniz gereken balık kolajeninin genellikle daha küçük moleküler yapıya sahip olduğu gerçeğidir. Bu ise vücut tarafından kolaylıkla emilmesini sağlayacak ve maksimum düzeyde ilgili gıda takviyesinden yararlanmanıza katkı sunacaktır. Burada ifade edildiği üzere sığır kolajenin de çok yüksek moleküler yapıda olduğunu ifade etmek doğru değildir. Burada kısmi olarak farklılık söz konusu olmasına rağmen sığır kolajeninden yararlanılmıyor demek mümkün değildir. Her halükarda kolajenin kolay emilmesi cilt, tırnaklar, saç veya eklemler gibi dokuların önemli yerlerinde önemli düzeyde fayda sağlayacaktır. Daha doğru ifadeyle sağlanan faydayı maksimum düzeye çıkaracaktır. Sığır kolajeni mi balık kolajeni mi? daha faydalıdır? Sorusuna net yanıt vermek gerekirse moleküller ağırlıklar birbirine çok yakın olmakla birlikte balık kolajenin az da olsa daha küçük moleküler yapıya sahip olduğunu ifade edebiliriz.


 

2. Kolajen Tipi İçeriği Açısından Kıyaslama


Aslında yine teknik olarak kafa karıştıran konulardan birisi kolajen tipi içeriği açısından kıyaslama olarak görünmektedir. Bildiğiniz üzere 28 farklı kolajen tipi bulunduğundan dolayı insanlar hangi tip kolajeni tüketmesi gerektiği ile ilgili zaman zaman araştırmalarda bulunmaktadır. Genellikle sığır kolajeninde tip 1 ve tip 3 kolajen bulunmaktadır. Hatta sığır kolajeninde genellikle tip 1 ve tip 2 kolajenin daha fazla olduğu bilinmektedir. Ancak balık kolajeni açısından durum değerlendirildiğinde ise yoğun biçimde tip bir kolajen içerdiği görülmektedir. Bu sebepledir ki arada bir farklılık olduğu düşüncesi hakimdir. Bahsedilen küçük farklılık söz konusu olsa bile sizin odaklanmanız gereken insan vücudunun kolajen tiplerini farklı şekillerde kullanma becerisinin olduğu gerçeğidir. Yani siz 28 farklı tipte kolajen tüketmeye çalışmamalısınız. İnsan vücudu kendi ihtiyaçlarına göre gereksinim duyulan tiplere göre vücuda alınmış olan kolajeni değiştirebilmektedir. Dikkat edilmesi gereken son önemli nokta ise zaten insan vücudundaki kolajenin çok büyük kısmını tip bir, tip iki ve tip üç kolajenden meydana geldiğidir. Dolayısıyla sizin hangi tipten kolajen tükettiğinizle alakalı ciddi manada araştırmalar yapmanıza gerek yoktur. Mühim olan sizin kolajen tüketmenizdir.


 

3. Doğal Kaynak İçeriği Karşılaştırması


Besinlerin doğal ortamda yetişen hayvansal kaynaklardan sağlanması son derece önemlidir. Kolajende doğal kaynak içeriği karşılaştırması yapıldığından normal şartlarda altında her iki kolajenin eşit koşullara sahip olması beklenmektedir. Ancak günümüzde doğal ortamda yetişen hayvanların sınırlı düzeyde olduğunu ifade etmek mümkündür. Balık kolajeni açısından bakıldığında çiftliklerde balık üretimi mümkündür. Diğer taraftan bakıldığında ise sığırların çiftliklerde yetiştirildiği ve doğal meralarda yayılmasının sınırlı düzeyde olduğu görülmektedir. İşte bu tip durumlar nedeniyle doğal ortamda yetişmiş kolajen ürünlerine odaklanılması gerekmektedir. Sizin yapmanız gereken doğal ortamlarında ve açık denizlerde yetişmiş balıklardan elde edilen kolajeni tüketmek olmalıdır. Sığır kolajeni açısından bakıldığında ise çiftlik içerisinde sadece önlerine getirilen yemlerle beslenen sığırlardan elde edilen kolajeni tüketmek yerine doğal mera ortamlarında beslenen sığırlardan elde edilen kolajeni tüketmek mantıklı bir seçenek olacaktır. Kısacası buradaki durum aslında günümüzdeki besinlerle alakalı genel problemlerden farklı değildir. Eğer bilgiyi teyit edebiliyorsanız doğal ortamlarında yetişen hayvansal kaynaklı kolajen ürünlerini tüketmeye çalışınız. Ürünlerimizde bu konuya özellikle dikkat ettiğimizi belirtmek isteriz.


 4. Yararlanım Açısından Değerlendirilmesi


Pek çoğunuzun bildiği üzere günümüzde besinleri ya da gıda takviyelerini tüketmek tek başına yeterli değildir. Kolajenin yararlanım açısından değerlendirilmesi bu konuda merak ettiklerinize yanıt verecek birkaç bilgi içerecektir. Sonuçta besinin ağzımızdan girmesi, vücudumuzun ondan tam manasıyla yararlandığı manasına gelmemektedir. Örnek vermek gerekirse jelatin dediğimiz ürün gıda sanayinde yoğun biçimde kullanılmaktadır. Kolajenden bir önceki safhada meydana getirilen bu ürün aslında insan vücudunda hiçbir şekilde sindirilemez. Dolayısıyla jelatin gıda sanayinde gerçekten faydalı şekilde görsel manada kullanılıyor olmakla birlikte insan vücudu bunu sindiremediğinden dolayı doğrudan çöpe atmaktadır. Kısacası sizin tükettiğiniz besinlerde vücudun yararlanmasını hedeflemeniz önemlidir. İnsan vücudunda kolajenin emilebilmesi için 2000 Dalton civarında molekül ağırlığı olması gerektiği biliniyor. Dolayısıyla sizin balık veya sığır kolajeni tükettiğinizde bu molekül ağırlığına yakın düzeylerde olmasını sağlamalısınız. Daha doğru tabirle bunu bir tüketici sağlayamaz ancak tükettiği ürünlerde bu tip konulara dikkat etmesi gerekmektedir. Zaten standartlara uygun şekilde üretilen kolajenlerin kesinlikle insan vücudunun sindirebileceği şekilde üretilmesi zorunludur. Bu sebepledir ki sığır kolajeni veya balık kolajeni arasında yararlanım açısından aşırı derecede bir farktan söz edilmez. Yine de balık kolajeni insan vücudunda sindirilmesi açısından daha avantajlı düzeyde olduğunu ifade etmek mümkündür. Ancak bu husus sığır kolajeni kullanmayacak kadar değildir. Arada çok küçük farklar bulunmaktadır ve bu tüketici açısından ciddi manada bir tercih sebebi olamaz. Sığır kolajeni mi balık kolajeni mi? daha faydalıdır? Konusunda kısacası siz her iki kolajen türü ile alakalı dilediğinizi tercih edebilirsiniz. Burada dikkat etmeniz gereken güvenilir markalardan alışveriş yapmak olmalıdır.


 5. Koku İçeriği Açısından Karşılaştırma


Tat, koku veya diğer özellikler insanların beslenme alışkanlıkların ciddi manada yer tutmaktadır. Konu hayvansal kaynaklı bir protein olduğunda ise koku içeriği açısından karşılaştırma son derece mühimdir. Bazı insanlar koku açısından ortaya çıkacak durumu sorun etmemekle birlikte aynı zamanda herhangi bir aroma içermemesine göre kolajen ürünü tercih edebilmektedir. Bir başkası ise belirli düzeyde yapay aroma içeriğine sahip olmasını kabul edilebilir görüp lezzetli ve kokusu güzel bir ürün aramaktadır. Kısacası yine tüketici farklılıkları her zaman olduğu gibi gıda takviyesi konularında karşımıza çıkmaktadır. Burada her iki kolajenle alakalı söylenebilecek şey kesinlikle kokusuzdur diyemeyiz. Ancak çok ağır ve katlanılmayacak bir koku olduğunu da ifade edemeyiz. Tüketicilerle yapılan görüşmelerde ve alınan geri bildirimlerde gözlemlendiği üzere kolajende kesinlikle kısmi olarak olsa dahi bir koku bulunmaktadır. Sığır kolajeni mi balık kolajeni mi? daha faydalıdır?  Noktasında hangi kolajen türü daha ön plandadır diye soracak olursanız sığır kolajeni mi balık kolajeni mi daha faydalıdır konusunda ifade edeceğimiz şey balık kolajeninin sığıra göre daha az kokusunun bulunduğunu ifade edebiliriz. Eğer bu tür konularda yüksek hassasiyetiniz varsa aromalı ürünler tercih etmenizi öneriyoruz.


 

6. Antioksidan Özellikler


Sığır kolajeni mi balık kolajeni mi daha faydalıdır konusunda son odaklanacağımız nokta antioksidan özellikler açısından kolajenleri değerlendirmektir. Bildiğiniz üzere antioksidanlar vücudumuzdaki istenmeyen organizmalarla savaşmaktadır. Bu özelliği sebebiyle her iki kolajen türünde önemli etkilerinin bulunduğunu ifade etmek mümkündür. Her daim vurguladığımız üzere kolajenin sığır ya da balıktan elde edilmiş olmasından ziyade doğal ortamda yetişmiş hayvansal kaynaktan elde edilmiş olması önemlidir. Burada balık kolajeni açısından değerlendirme yapıldığında açık denizlerde yetişmiş balıklardan elde edilen kolajenin tam manada bir antioksidan kaynağı olduğunu ifade edebiliriz. Sığır kolajeni açısından bakıldığında ise çiftliklerde yetişen sığırlardan değil; doğal ortamlarında meralarda ve çayırlarda otlanan sığırlardan elde edilen kolajenin antioksidan özelliklere sahip olduğunu ifade edebiliriz. Her iki kolajen türü ile alakalı sayısal verilerle kıyaslama yapabilmek mümkün değildir. Buna rağmen tüm besin türlerinde ve gıda takviyelerinde olduğu gibi doğal besinlerle yetişmiş hayvansal kaynaklardan elde edilen kolajen türlerini kullanmak son derece önemlidir. Detaylarla ilgili bilgi almak veya varsa sorularınızı iletmek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.