Hangi Tip Kolajen Daha İyi?
İnsan vücudunun temel yapıtaşları proteinler, yağlar, karbonhidratlar, mineraller ve vitaminlerden meydana gelmektedir. Bunların her birisi son derece elzem görevlere sahiptir. Bu yapı taşlarından birisi de proteinler olduğundan dolayı eksikliği durumunda vücudumuzda başta kas sistemi olmak üzere pek çok sorunların ortaya çıkması kuvvetle muhtemeldir. Protein içerisine bakıldığında ise çeşitli aminoasitlerden meydana geldiği bilinmekte birlikte, kolajen bunlardan bir diğeridir. Kolajen ise normal şartlar altında vücudumuzda üretilmekte ve dışarıdan alınan besinlerle desteklenmektedir. Ancak yaşın ilerlemesine bağlı olarak kolajen üretimi zaman içerisinde yavaşlar ve doğrudan dışarıdan alınan kolajenler insan vücudunda gerekli yerlerde kullanılmaktadır. Değişen beslenme alışkanlıkları da kolajenin vücudu alınmasında önemli bir olumsuz etkiye sahiptir. İşte tam da bu noktada yirmili yaşların sonlarından itibaren kolajenin gıda takviyesi veya doğal besleme yoluyla vücuda alınması gerekmektedir. Ülkemizde günlük ortalama beş ile on gram arasında porsiyon önerilmektedir. Yasal olarak bu sınırın üzerine çıkılması önerilmemekle birlikte, beş gramın altında alımında ise beklenen etkiyi göstermesi genellikle zor bir ihtimal olarak görünmektedir. Anlatılanlardan hareketle bu makaleyle hangi tip kolajen daha iyi sorusuna yanıt vermeyi amaçlıyoruz. Aşağıda öncelikle bu makalenin içindekiler kısmı ortaya konulacaktır. Devamında ise kolajen tipleri hakkında bilgiler paylaşılacak ve sırasıyla kolajen üretim kaynakları, kolajen ve diğer bileşenler ile yaygın kolajen tipleri ve tüketim hakkında kısaca bilgiler ayrı ayrı başlıkları halinde paylaşılacaktır. Son aşamada ise ortaya konulan bulgulardan hareketle ilgili kimseler için sonuçlar ve öneriler kısmı paylaşılacaktır. Burada anlatılanlarla ilgili anlamadığınız veya ek olarak sormak istediğiniz bir soru olursa bizimle iletişime geçtiniz taktirde memnuniyetle size yardımcı olmak istediğinizi ifade edebiliriz.
İçindekiler
Hangi Tip Kolajen Daha İyi?.................................................................................... 1
İçindekiler................................................................................................................... 2
1. Kolajen Tipleri Hakkında.................................................................................. 2
2. Kolajen Üretim Kaynakları................................................................................ 3
3. Kolajen ve Diğer Bileşenler............................................................................... 3
4. Yaygın Kolajen Tipleri ve Tüketim................................................................... 4
Sonuçlar ve Öneriler.................................................................................................. 5
1. Kolajen Tipleri Hakkında
Tüketiciler açısından kafa karışıklığı meydana getiriyor olmasına rağmen kolajen tipleri hakkında pek çok bilgi dijital mecralarda yer almaktadır. Literatüre bakıldığında kolajen tipleri hakkında 28 farklı türden bahsetmek mümkündür. Bu kadar çok çeşidi olmasına rağmen insan vücudunda ağırlıklı olarak tip bir, tip iki ve tip üç kolajen bulunmaktadır. Elbette tamamından vücutta bulunuyor ancak ağırlıklı olarak diğer tiplerden az bulunur. Burada asıl sorulması gereken soru insanların hangi tipteki kolajenleri tüketeceğini düşünmeleridir. Aslına baktığımız zaman 28 tane farklı tipte kolajeni tüketmek pratikte mümkün değildir. Buna ek olarak en can alıcı noktalardan birisi de vücudumuzdaki genel sistem, kolajeni farklı türlerde ihtiyaca göre dönüştüre bilmektedir. Dolayısıyla sizin herhangi bir tipteki kolajenden acaba eksik kaldı mı diye düşünmenize gerek yoktur. Ülkemizde ağırlıklı olarak ilk üç tipteki kolajen bulunan ürünler kullanılır. Dolayısıyla bu kolajen tipleri türüne göre balık, sığır veya tavuk tavuktan elde edilir. Helal hassasiyeti nedeniyle ülkemizde domuzdan elde edilen kolajen satılmadığından dolayı piyasada %99 oranında yukarıdaki üç tipteki kolajen bulunmaktadır. Yumurta zarı gibi çeşitli kaynaklardan elde edilen kolajen türleri bulunuyor olmasına rağmen çok nadir ve sınırlı düzeydeki ürünlerde bulunduğunu ifade edebiliriz. Buraya kadar anlatılanlardan hareketle sizin ağırlıklı olarak sığır, tavuk veya balıktan elde edilen kolajen tüketmeniz mantıklı bir seçenek olarak görünmektedir. Ancak bunların hepsini birden tüketmeniz gibi bir durum söz konusu değildir.
2. Kolajen Üretim Kaynakları
İkinci adıma ulaştığımızda ise kolajen üretim kaynakları hakkında birkaç bilgiyi paylaşmak gerekiyor. Öncelikle bitkilerden elde edilen proteinler olduğu gibi elbette hayvanlardan elde edilen proteinler de bulunmaktadır. Ancak durum kolajen özelinde söz konusu olduğunda ise henüz bitkilerden elde edilmesi mümkün olmamıştır. Bu noktada kolajenin hayvansal kaynaklı olduğunu ifade edebiliriz. Dünya üzerinde en yaygın kullanım olanlar ise sığır, balık ve tavuktan elde edilen kolajenlerdir. Bu sebepledir ki vegan ya da vejetaryen beslenme alışkanlıklarını benimsemiş insanlar için kolajen hayvansal kaynaklardan elde edildiğinden dolayı uygun bir beslenme ürünü değildir.
3. Kolajen ve Diğer Bileşenler
Tüketiciler için hangi tip kolajen daha iyi sorusuna yanıt ararken odaklanmamız gereken bir diğer soru ise kolajen ve diğer bileşenler hususudur. Diğer bileşenlerden burada kastedilen ise vitaminler ve mineraller açısından kolajenin içerisine eklenen bileşen türleridir. Çok yaygın biçimde bilindiği üzere kolajenden maksimum düzeyde yararlanılması için özellikle C vitamini ile birlikte kullanılması gerektiği ifade edilmektedir. Bunun yanında bir gıda takviyesi olması nedeniyle çeşitli vitamin ve mineraller porsiyonun içine eklenebilir. Özellikle de cilt görünümüyle alakalı veya eklemlerle alakalı çeşitli talepler doğrultusunda bunların sağlıklı biçimde çalışmasına belirli düzeyde katkı sunacak bileşenlerin eklendiğini çok kez gözlemliyoruz. Hal böyle olunca da tüketici talep ve beklentilerine karşılık vermek amacıyla firmaların kolajen ürünleri çeşitlendirmesi yoluna gittiğini görüyoruz. Tamamen tüketici tercihlerine bağlı olmakla birlikte aslında söz konusu bileşenleri hangi amaçla ekleneceği ve/veya ne gibi yararları olduğu tüketicinin kullanım alışkanlıklarını doğrudan etki etmektedir. Burada bazı kimseler için tat ve koku konusunda problemler söz konusu olduğundan dolayı aslında aroma konusuna da ayrı bir yer açmak gerekiyor. Bazı kimseler hiçbir durumda aromalı ürünleri tasvip etmemekle birlikte bazıları ise koku ve tat duyarlılığı olduklarından dolayı belirli düzeyde yapay aromaların kullanılmasını görmezden gelebilmektedir. Biz de bu talepleri görmezden gelmedik ve bazı ürünlerimizi aromasız olarak ürettik. Başka çeşitlerde ise tüketici taleplerine/beklentilerine karşılık verebilmek maksadıyla aromalı alternatifleri de sizlerin beğenisine sunmaya çalışıyoruz. Arzu ettiğiniz herhangi bir ürünü yukarıda anlatılanlar doğrultusunda tercih edebileceğinizi ve bunların tamamının ulusal ve uluslararası standartlara uygun şekilde üretildiğini ifade etmek isteriz.
4. Yaygın Kolajen Tipleri ve Tüketim
Konu hangi tip kolajen daha iyi olduğunda aslında kesin ve kati bir yanıt paylaşmadığımızı şu ana dek bu yazıyı okuyan herkes anlamış durumdadır. Anlatılanları toparlayacak olursak yaygın kolajen tipleri ve tüketim arasında doğrudan bir ilişki kurmak mümkün değildir. Çünkü kolajen bir gıda takviyesidir ve bunu düzenli olarak kullanan pek çok insan dahi içeriğinde hangi kolajenlerin olduğunu özellikle araştırmamaktadır. Açıkça ifade etmek gerekirse bunun detaylı şekilde araştırılması ve ne yapılacağı ile ilgili bir plan yapılmasına gerek olduğunu düşünmüyoruz. Farkındaysanız üst kısımlarda ifade ettiğimiz üzere insan vücudu bunları gerekli ihtiyaç halinde farklı tiplere dönüştürebilmekte ve buna göre kullanabilmektedir. Hal böyle olunca da sizin farklı tipteki 28 kolajenin her birini tüketmenize gerek kalmamaktadır. Ancak diğer anlatılan kriterler her bir tüketicinin farklı anlam ifade ettiğinden dolayı tamamen kişisel tercihlerinize bağlı olmakla birlikte istediğiniz ürünlere yönelebilirsiniz.
Sonuçlar ve Öneriler
Düzenli olarak paylaştığımız bilgilendirme yayınlarında bu kez hangi tip kolajen daha iyi sorusuna birlikte yanıt aramaya çalıştık. Ulaştığımız sonuçlara göre kolajen tiplerinin 28 tane olduğunu öğrendik. Bu 28 farklı türdeki kolajen tiplerinin her birinin özellikle tüketilmesi gerektiğinin mümkün olmadığını ve hatta aslında bunun pratikte uygulanabilir olmadığını anlamış bulunuyoruz. Hal böyle olunca piyasada yaygın şekilde bulunan sığır, balık veya tavuk kolajeninden arzu ettiğiniz herhangi birini tüketebilirsiniz. Tüketici olarak burada odaklanmanız gereken ulusal ve ulusal uluslararası standartlara uygun ürün ve ürün gruplarından tüketmek olmalıdır. Ayrıca ülkemizde günlük önerilmekte olan porsiyon maksimum on gramdır. Dolayısıyla sizin içeriğinde en azından beş ile on gram arasında kolajen peptid bulunan ürünlere yönelmeniz ve böylelikle maksimum faydayı almanız mümkün görünmektedir. Ulaşılan sonuçlardan hareketle aşağıdaki öneriler paylaşılmaktadır. Bunlar;
I. Kolajen tiplerinin birbirine karşı üstünlükleri yoktur.
II. İnsan vücudunda en çok tip1, tip2 ve tip3 kolajen bulunmaktadır.
III. Kolajenin elde edildiği hayvansal kaynak ve buna bağlı olarak hangi tipte kolajen tüketildiği alınacak sonucu yüksek düzeyde etkilemez.
IV. Kolajenden faydalanmadığımızı anlamak için sadece gözle görülür doku ve organlara bakmak yeterli olmaz.
V. Kolajenin biz görmesek dahi doğru zamanda ve doğru şekilde doğru ürünü tükettiğiniz durumda, vücudumuzda gözle görülen veya gözle görülmeyen pek çok faydası olacaktır.
Bir Yorum Bırak